(TBMM) – Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Sera Kadıgil, son dönemde artan okul saldırıları ve çocukların şiddet olaylarıyla gündeme gelmesine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş’taki okul saldırısını hatırlatan Kadıgil, yaşananların bireysel sapmalarla açıklanamayacağını savunarak iktidarın sorumluluğuna işaret etti.
Konuşmasına hayatını kaybeden öğrenciler ve öğretmeni anarak başlayan Kadıgil, çocukların hem mağdur hem fail haline geldiği bir toplumsal yapıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
“BU MÜNFERİT DEĞİL, YAPISAL ÇÖKÜŞ”
Kadıgil, çocuk suçluluğuna ilişkin paylaştığı veriler üzerinden sistem eleştirisi yaptı.
“Sadece geçen yıl neredeyse 500 bin çocuk hakkında soruşturma başlatıldı. Bunlardan bin 200’ü cinayetle yargılanıyor. Eğer yarım milyon çocuk adli sistemin içine düşüyorsa burada münferit olay değil, doğrudan bir çöküş vardır.”
Bu tablonun yalnızca güvenlik ya da bireysel psikoloji başlığıyla açıklanamayacağını vurgulayan Kadıgil, eğitim politikalarından ekonomik şartlara kadar birçok unsurun bu krizi beslediğini ifade etti.
“ÇOCUKLAR GELECEKSİZLİĞE İTİLİYOR”
Konuşmasında gençlerin umutsuzluk ve yönsüzlük içinde bırakıldığını savunan Kadıgil, çocukların şiddete yönelmesini toplumsal çürümenin sonucu olarak değerlendirdi.
“Bu çocuklar neden doktor olmaya değil de çeteleşmeye, şiddete, suç dünyasına özeniyor? Çünkü onlara başka bir gelecek bırakmadınız.”
Kadıgil, mevcut düzenin çocuklara umut sunmadığını öne sürerek devletin sosyal ve eğitsel politikalarını da sert sözlerle eleştirdi.
“BU ÇOCUKLARIN SORUMLULUĞUNDAN KAÇAMAZSINIZ”
AK Parti sıralarına doğrudan hitap eden Kadıgil, iktidarın sorumluluk almaktan kaçındığını savundu.
“Hem kurban hem katil haline gelen bunca çocuğun her birinden bizzat sorumlusunuz.”
Yaşanan her olay sonrası araştırma komisyonları kurulmasını da eleştiren Kadıgil, çözüm için yalnızca komisyon değil siyasi irade gerektiğini söyledi.
“DEVLET ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ KORUMALI”
Konuşmasının sonunda çocukların güvenliğinin ve geleceğinin korunmasının devletin temel görevi olduğunu vurgulayan Kadıgil, mevcut tabloyu yalnızca adli değil, toplumsal ve siyasal bir kriz olarak tanımladı.
Genel Kurul’da dikkatle dinlenen konuşma, özellikle çocukların suça sürüklenmesi ve okul güvenliği tartışmaları açısından Meclis’te yankı uyandırdı.







Yorumlar
Yorum Yap