Gözden kaçırmayın

T625 GÖKBEY Emniyet Teşkilatının Hizmetinde: İlk Teslimat GerçekleştirildiT625 GÖKBEY Emniyet Teşkilatının Hizmetinde: İlk Teslimat Gerçekleştirildi

ANKARA – Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bursa’nın Gürsu ilçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden avukat Hatice Kocaefe’nin öldürülmesine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Gürlek, saldırının yalnızca bir kişiye değil, hukuk devletine ve adalet sistemine yönelmiş bir tehdit olduğunu belirtti.


“BU SALDIRI ADALETE YÖNELMİŞ BİR TEHDİTTİR”

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Gürlek, avukat Hatice Kocaefe’nin ölümünden derin üzüntü duyduğunu ifade etti.

“Avukatlarımız, yargının kurucu unsurlarından biri olarak adaletin sağlanmasında hayati bir rol üstlenmektedir. Bu onurlu mesleğe yönelen her saldırı, adalete ve hukuk devletine yönelmiş bir tehdittir.”

Gürlek, saldırının sıradan bir adli olay olarak görülemeyeceğini vurgulayarak hukuk sistemine yönelik boyutuna dikkat çekti.


“FAİLLER MUTLAKA HESAP VERECEK”

Adalet Bakanı Gürlek, saldırının faillerinin yargı önünde hesap vereceğini net ifadelerle dile getirdi.

“Bu alçak saldırının failleri hukuk önünde mutlaka hesap verecek; savunma makamına yönelen hiçbir tehdide asla müsamaha gösterilmeyecektir.”

Açıklama, hukuk camiasında da yankı uyandırdı.


HATİCE KOCAEFE SİLAHLI SALDIRIDA ÖLDÜRÜLDÜ

Avukat Hatice Kocaefe, Bursa’nın Gürsu ilçesinde başlattığı bir icra takibi sonrasında ablasına ait soğuk hava deposunun önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. Olayda bir kişinin de yaralandığı öğrenildi.

Saldırıyla ilgili soruşturma sürerken olayın faillerinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.


HUKUK CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI MESAJI

Gürlek, açıklamasında yaşamını yitiren genç avukat için başsağlığı mesajı da paylaştı.

“Hayatını kaybeden genç avukat arkadaşımıza Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm hukuk camiamıza başsağlığı diliyorum.”

SAVUNMA MAKAMINA YÖNELİK ŞİDDETE VURGU

Bakanlığın açıklaması, avukatlara yönelik şiddetin yalnızca bireysel saldırı değil, savunma hakkına ve hukuk düzenine dönük bir tehdit olarak değerlendirildiğini bir kez daha ortaya koydu.