DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında güncel siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Koçyiğit, konuşmasına Malatya’da meydana gelen deprem nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı ve Türkiye’nin deprem gerçeğine karşı tüm kurumların acilen sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
“GENÇLİK TÜRKİYE’DE SİSTEMATİK BİR BASKI ALTINDA”
19 Mayıs haftasına değinen Koçyiğit, Türkiye’de genç olmanın ciddi sorunlarla eş anlamlı hale geldiğini ifade etti. Gençlerin geleceksizlik, işsizlik, barınma sorunu ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakıldığını söyledi.
“Türkiye’de genç olmak; ihmal edilmek, güvencesizlik, geleceksizlik ve iş bulamamak demektir.”
Koçyiğit, üniversitelerdeki uygulamalardan sosyal medya kısıtlamalarına, öğrenci topluluklarına yönelik müdahalelerden gözaltı ve tutuklamalara kadar birçok örneği sıralayarak gençliğin “özne değil risk olarak görüldüğünü” savundu.
ÜNİVERSİTELER VE ÖZGÜRLÜKLER ELEŞTİRİSİ
DEM Parti’li Koçyiğit, üniversitelerdeki uygulamaları eleştirerek kampüslerin giderek kontrol altına alındığını öne sürdü.
- Öğrenci kulüplerine müdahaleler
- Sosyal medya hesaplarının kısıtlanması
- Kampüs etkinliklerine soruşturmalar
- Güvenlik güçleri müdahaleleri
gibi başlıkların gençliğin ifade özgürlüğünü sınırlandırdığını ifade etti.
“GENÇ KADINLAR DENETLENİYOR”
KYK yurtları üzerinden de eleştirilerde bulunan Koçyiğit, özellikle kadın öğrencilerin yaşam alanlarının kontrol altında tutulduğunu belirtti.
“Genç kadın öğrenciler erkek egemen zihniyet tarafından denetleniyor.”
Yurt giriş-çıkış bilgilerinin ailelere bildirilmesini eleştiren Koçyiğit, bunun bireysel özgürlükler açısından ciddi bir sorun olduğunu söyledi.
“GENÇLİK BU ÜLKENİN GELECEĞİ DEĞİL BUGÜNÜDÜR”
Koçyiğit, gençliğin yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli toplumsal öznesi olduğunu vurgulayarak demokratik katılımın artırılması gerektiğini ifade etti.
BARIŞ SÜRECİ VE DEMOKRATİKLEŞME VURGUSU
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Koçyiğit, gençlerin sürece aktif katılımının zorunlu olduğunu belirtti.
- Gençliğin dışlandığı bir barış sürecinin eksik kalacağı
- Demokratikleşmenin genç katılımı olmadan tamamlanamayacağı
- Meclis’in daha aktif rol alması gerektiği
vurgulandı.
“AİLE POLİTİKALARI GERÇEK SORUNLARI GÖRMÜYOR”
Koçyiğit, hükümetin nüfus ve aile politikalarını da eleştirerek, doğurganlık oranlarındaki düşüşün temel nedeninin ekonomik koşullar olduğunu söyledi.
“İnsanlar çocuklarını okula aç gönderiyorsa doğurganlık nasıl artacak?”
Kadına yönelik şiddet, yoksulluk ve sosyal güvencesizlik sorunlarının görmezden gelindiğini ifade etti.
EKONOMİ ELEŞTİRİSİ: “KRİZİN FATURASI HALKA KESİLİYOR”
TÜİK verileri üzerinden ekonomik tabloyu değerlendiren Koçyiğit:
- Enflasyonun halkın alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü
- Asgari ücret ve emekli maaşlarının eridiğini
- İşsizlik ve genç işsizliğin yüksek seviyelerde olduğunu
- Tarım sektörünün borç yükü altında ezildiğini
ifade etti.
“Sermayeyi önceleyen politikalarla iktidar, asgari ücretliyi ve dar gelirliyi ezmeye devam ediyor.”
TARIM VE İŞSİZLİK VURGUSU
Türkiye’nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirten Koçyiğit, çiftçi borçlarının ve batık kredilerin arttığını söyledi. Ayrıca gerçek işsizlik oranlarının resmi verilerin çok üzerinde olduğunu savundu.







Yorumlar
Yorum Yap