Gözden kaçırmayın

Bakan Işıkhan: 'İşsizlik Yüzde 8,2'de Kaldı; İstihdam Mayıs Ayında 285 Bin Kişi Arttı'Bakan Işıkhan: 'İşsizlik Yüzde 8,2'de Kaldı; İstihdam Mayıs Ayında 285 Bin Kişi Arttı'

Türk-Büro Sen, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı mayıs ayı enflasyon verilerine ilişkin sosyal medya hesabından kapsamlı bir değerlendirme yaptı.

Açıklamada, enflasyonun aylık %1,71, yıllık ise %32,61 olarak gerçekleşmesinin sabit ve dar gelirli kesimler üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi.


“ENFLASYON BASKISI DERİNLEŞİYOR”

Sendika açıklamasında, fiyat artışlarının hız kesmediği ve ekonomik zorlukların kalıcı hale gelme eğiliminde olduğu vurgulandı.

“Açıklanan veriler, sabit ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların geçici olmadığını, aksine her geçen ay daha da belirgin hâle geldiğini göstermektedir.”

“ALIM GÜCÜ KAYBI ARTIYOR”

Yıllık enflasyonun %32,61’e yükselmesinin kamu çalışanları ve emeklilerin gelir kaybını açık şekilde ortaya koyduğu belirtildi.

“Yıllık enflasyonun %32,61 seviyesine yükselmiş olması, çalışanların ve emeklilerin gelirlerinde meydana gelen kaybın ulaştığı boyutu açıkça gözler önüne sermektedir.”

“BEŞ AYDA ENFLASYON %16,61”

Sendika, yılın ilk beş ayında gerçekleşen enflasyonun %16,61’e ulaştığını hatırlatarak mevcut maaş artışlarının eridiğini savundu.

“Memur ve emekliler daha şimdiden %5,61 oranında alacaklı duruma gelmiştir.”

“SOSYAL ADALET VURGUSU”

Açıklamada ekonomik büyüme ile çalışanların refahı arasındaki dengesizliğe dikkat çekildi.

“Memur ve emekliler hem ekonomik büyümenin sonuçlarından yeterince pay alamamakta hem de enflasyon yükseldiğinde ilk fedakârlığı yapmak zorunda bırakılmaktadır.”

“EK ZAM VE REFAH PAYI ÇAĞRISI”

Türk-Büro Sen, çözüm önerilerini üç başlıkta sıraladı:

“Memurlara derhâl ek zam yapılmalıdır.”
“Bu artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir.”
“Eşel mobil sistemine geçilmeli, enflasyon gecikmeksizin maaşlara yansıtılmalıdır.”

SONUÇ VE MESAJ

Sendika, kamu çalışanları ve emeklilerin yaşadığı gelir kaybına karşı kalıcı ve adil düzenlemelerin zorunlu hale geldiğini belirterek, ekonomik adalet mücadelesinin sürdürüleceğini açıkladı.