"Kadir İnanır'ın vefatı hepimizi üzdü"
Konuşmasının başında hayatını kaybeden sanatçı Kadir İnanır'ı anan Bakırhan, ailesine, sevenlerine ve tüm Türkiye'ye başsağlığı dileklerini iletti.
İnanır'ın Türkiye'nin önemli sanatçılarından biri olduğunu belirterek duyduğu üzüntüyü paylaştı.
"NATO artık bir savaş aygıtına dönüştü"
Bakırhan, NATO'nun kuruluş amacından uzaklaştığını savunarak, ittifakın artık küresel bir savaş ve hegemonya mekanizmasına dönüştüğünü söyledi.
Genişleme politikalarının yeni krizler ürettiğini ifade eden Bakırhan, askeri harcamaların halkların refahı pahasına artırıldığını ileri sürdü.
"NATO, savunma ittifakı olarak kuruldu ama şimdi bir hegemonya ve savaş aygıtına dönüşmüş durumdadır."
"Ankara adeta açık cezaevine çevrildi"
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi öncesindeki güvenlik önlemlerini eleştiren Bakırhan, başkentte olağanüstü tedbirler alındığını söyledi.
Kentte yaşayan vatandaşların günlük hayatının olumsuz etkilendiğini savunan Bakırhan, zirve nedeniyle Ankara'nın adeta kapatıldığını ifade etti.
"Bir zirveye mi hazırlanıyor Ankara, bir savaşa mı hazırlanıyor anlamakta güçlük çekiyoruz."
"175 kişinin tutuklanması hukuksuzdur"
Bakırhan, NATO Zirvesi öncesinde yapılan operasyonlarda çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve 175 kişinin tutuklandığını söyledi.
Bu işlemlerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunan Bakırhan, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.
"Bu tutuklamaların tamamı haksız, hukuksuz ve keyfidir."
"NATO Zirvesi için 12 milyar lira harcandı"
Bakırhan, NATO Zirvesi hazırlıkları kapsamında kamu kaynaklarından büyük harcamalar yapıldığını öne sürdü.
Yolların yenilenmesi, çevre düzenlemeleri ve peyzaj çalışmaları için milyarlarca lira harcandığını belirten Bakırhan, aynı yatırımların daha önce yapılmamış olmasını eleştirdi.
"Yolların yapılması için illa NATO Zirvesi'nin yapılması mı gerekiyordu?"
"Savunmaya ayrılan para halkın sofrasından kesiliyor"
NATO'nun savunma harcamalarının artırılması kararına değinen Bakırhan, bunun Türkiye ekonomisine ağır yük getireceğini savundu.
Artan askeri harcamaların eğitim, sağlık ve sosyal destek bütçelerini olumsuz etkileyeceğini ifade eden Bakırhan, hükümetin güvenlik politikalarını eleştirdi.
"Gerçek kriz mutfaktadır. Gerçek güvenlik sorunu halkın açlığıdır."
"Türkiye'nin ihtiyacı savaş değil barıştır"
Bakırhan, Türkiye'nin önündeki en önemli gündemin Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi olduğunu söyledi.
Silah yerine hukuk ve demokrasi temelinde çözüm üretilmesi gerektiğini belirterek, yeni dönemin barış süreci açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
"Türkiye'nin önündeki asıl yol savaş mimarisine eklemlenmek değil, barışı hukuka bağlamaktır."
"Çerçeve yasa gecikmeden çıkarılmalı"
Bakırhan, çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için kapsamlı bir çerçeve yasaya ihtiyaç olduğunu belirtti.
Hazırlanacak düzenlemenin kapsayıcı, açık ve güven veren nitelikte olması gerektiğini söyleyen Bakırhan, hukuki güvencelerin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
"Bu yasa işin büyüklüğüne uygun şekilde cesaretle yazılmalıdır."
"Barış birkaç maddelik teknik düzenleme değildir"
Meclis'e sunulması beklenen düzenlemenin dar kapsamlı olmaması gerektiğini ifade eden Bakırhan, yasanın toplumun tüm kesimlerine güven vermesi gerektiğini söyledi.
İnsanların geleceğinin belirsiz uygulamalara bırakılmaması gerektiğini belirterek, dönüş yapmak isteyen herkes için hukuki güvence oluşturulmasını istedi.
"Mesele sadece teknik bir düzenleme değildir; mesele birlikte yaşama iradesinin hukuka bağlanmasıdır."
"Barış bekletilemez"
Bakırhan, siyasi partilere ve TBMM'ye çağrıda bulunarak çerçeve yasanın sonbahara bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Barışın ertelenmesinin çözüm karşıtı çevrelere alan açacağını savunan Bakırhan, Meclis'in vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
"Çerçeve yasa gecikmeden Meclis'e gelmelidir. Yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi."







Yorumlar
Yorum Yap